Şimdiden daha iyi bir zaman yok: karda kendimle baş başa bir gün
İstanbul'a kar yağınca her şeyi iptal edip ilk kez gittiğim bir orman parkurunda 10 kilometre yürüdüm; karların içinde kahve içip yalnız kalmak, toksik ilişkiler ve hata yapmaktan korkmamak üzerine konuştum.
Merve Özkaynak··3 dk okuma

Herkese yeniden merhaba,
İstanbul'a kar yağar yağmaz kendimi yine yollara attım. Daha önce hiç gitmediğim bir orman koşu parkurunda karların içinde yürüdüğüm, sizinle bolca dertleştiğim bir motivasyon vlogu oldu. Videosunu izlemek için sizleri YouTube kanalıma bekliyorum 🙂
Videonun adı aslında kendime bahaneler uydurduğumda içimden söylediğim bir söz: şimdiden daha iyi bir zaman yok. O gün bütün işlerimi iptal ettim, çünkü tam olarak bunu yapmak istiyordum. Yolda navigasyonun “döner kavşaktan ikinci çıkış” tariflerine yine bir türlü aklım basmadı, ama sora sora parkuru bulduk.
Parkurun bu kadar karlı olacağını hiç tahmin etmemiştim. Kardan devrilen ağaçların altından geçe geçe yürüdük. Yolda karşılaştığım biri parkurun köyün diğer tarafına kadar 5 kilometre olduğunu söyledi, ben de 5 gidiş 5 dönüş, toplam 10 kilometre yapmaya karar verdim. Birkaç köpek de neredeyse yol boyunca bana eşlik etti. Hayatta eksik olan tek şeyim köpek; bahçeli bir evim olursa kesinlikle sahipleneceğim.
Yürürken bir önceki vlogun altına gelen yorumlardan bahsettim. Videodan cesaret alıp ehliyet almaya, araba kullanmaya ya da sabah yürüyüşlerine başlayan çok kişi vardı. Bu iş böyle; cesaret bulaşıcıdır. Bir şeyi ötelediğinizi hissettiğinizde ayağa kalkıp harekete geçin, öteledikçe o iş zihninizde büyüyor. Hayati bir karar verecekseniz de aceleyle değil, doğada kendinizle baş başa kalarak verin. Gerekirse ağlayın, sonra burnunuzu silip devam edin.
Parkuru bitirdiğimde bitmiştim, çok da acıkmıştım. Buzların üstüne oturup kahvaltımı yaptım; yanımda biri kahvaltı, biri kahve için iki matara taşıyorum. O gün 14.291 adım atmışım. Sonra üstümü değiştirip sizi kahve içmeye başka bir yere götürdüm. Etrafta kimse yoktu, yalnızca kuşların ve kargaların sesi vardı. Kamerada belki o kadar görünmüyor ama burası bildiğiniz kayak merkezi gibiydi.
Kahve içerken içimden geçenleri anlattım. Kızımın vaktinden hiçbir zaman çalmıyorum; çalmam gerekirse işimden çalıyorum, çünkü onu telafi edebiliyorum. Geçenlerde attığım tweet de doğruydu: yanında kendimi normal hissettiğim insan sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor. Artık bana kendimi suçlu, yetersiz ya da anormal hissettiren insanlardan uzak duruyorum. İlişkilerden ne pohpohlanma ne eleştiri bekliyorum, yalnızca gerçeklik bekliyorum. Kötü günümde aradığım kişi beni dinlesin, bu kadar.
Bunu kendimde de fark ettim. Yakın bir arkadaşım hata yaptığında “ama sen de şöyle yaptın” deyip üstüne gittiğim oldu, çünkü bana da böyle yapılmıştı. Artık bana yapılmasını istemediğim şeyi kimseye yapmamaya çalışıyorum. Bir de kim ne kazanmış, kim hangi çantayı almış, bunlar beni hiç ilgilendirmiyor. Kimsenin ayağını kaydırmadan, tırnaklarımla, büyük fedakarlıklar ve büyük hatalar yaparak geldim buraya.
O yüzden hata yapmaktan korkmayın. “Yapsaydım nasıl olurdu” diye yaşamaktansa “keşke yapmasaydım” demeyi bin kat tercih ederim, çünkü en azından anlatacak bir hikayem oluyor. Kendinizi bir ağaç gibi düşünün; fırtınada hiç esnemeyen ağaç kırılır, rüzgarla eğilip tekrar kalkabilen ağaç ayakta kalır.
Benim için çok iyi gelen bir gün oldu, umarım size de ilham olur. Kendinize ayıracağınız küçük bir zaman için şimdiden daha iyi bir an yok. Yeni videolarda görüşmek üzere 🙂
Videoyu izleŞİMDİDEN DAHA İYİ BİR ZAMAN YOK! ☃️🏃♀️🚗 KENDİMLE BAŞ BAŞAYIM!YouTube’da Merve Özkaynak kanalında ↗
Sık sorulanlar
Merve Özkaynak karda kaç kilometre yürüdü?
Yalnız başına doğaya gitmek neden iyi geliyor?
Son güncelleme: 5 Kasım 2026



