Hater'ımla yüz yüze konuştum: sosyal medyada nefret ve samimiyet üzerine
Bana hakaret dolu mesajlar atıp sonra restoranda sarılarak fotoğraf çekilen bir takipçiyle, kimliği gizli tutularak yapılan yüz yüze sohbet: samimiyet, nefret ve empati üzerine sorular.
Merve Özkaynak··3 dk okuma

Herkese yeniden merhaba,
Bu sefer çok farklı bir konuyla karşınızdayım: bana zamanında nefret mesajları atmış bir takipçimle buluşup yüz yüze konuştum. İlk kez yaşadığım bir deneyimdi ve açıkçası biraz gergindim. Videosunu izlemek için sizleri YouTube kanalıma bekliyorum.
Fikrin çıkış noktası şöyle oldu: bir restoranda yemek yerken çok tatlı bir takipçim yanıma geldi, sohbet ettik, sarılıp fotoğraf çekildik. Arabada giderken DM'lerime baktım ve onun fotoğrafımızı paylaştığını gördüm. Mesajı açınca, yukarıda daha önce bana attığı ve benim hiç görmediğim hakaret dolu mesajlarla karşılaştım. Bir an dondum kaldım; beş dakika önce beni çok sevdiğini söyleyen kişiyle bu mesajları yazan kişi aynı olamazdı.
Ona yazıp, kimliğini asla ifşa etmeyeceğim, yüzünün görünmeyeceği ve sesinin değiştirileceği bir video çekmek istediğimi söyledim. Aklımda bazı sorular vardı ve cevaplarını gerçekten merak ediyordum. Kabul etti; önce bir mekanda buluştuk, sonra ofise geçtik.
İlk sorum çok basitti: neden benden nefret ediyorsun? Nefret demeyelim, anlık bir tepkiydi dedi. Sosyal medyada gördüğü bazı paylaşımlar yüzünden, blogger'ların o hayatları hak etmediğini düşündüğü için başka fenomenlere de gıcık olduğunu anlattı.
Bana attığı mesajda samimiyetsiz olduğumu, benden tiksindiğini yazmıştı. Bir insanın samimi olup olmadığını paylaştığı bir stil fotoğrafından anlamak mümkün mü diye sordum. Ne yapsaydım samimi görünürdüm sorusuna ise net bir cevap alamadım; kendisi olmaya çalıştığını ve başkalarından da bunu beklediğini söyledi. Ben de ona ayna tutmaya çalıştım: benimle yanak yanağa fotoğraf paylaşıp takipçilerine beni sevdiğini gösterirken, eski mesajlarında tamamen zıt şeyler yazmıştı. Demek ki sosyal medyada gördüğümüz her şey gerçek değil.
Sonra şunu sordum: sen sevdiğin biriyle ya da evcil hayvanınla bir fotoğraf paylaşsan ve biri altına bana attığın mesajın aynısını yazsa ne hissederdin? Çok sinirleneceğini ve tepki vereceğini söyledi. Bir de nefretin nasıl bir anda sevgiye dönüştüğünü merak ettim, çünkü ikisi de çok güçlü duygular.
Son sorum benim için en önemlisiydi. Bir gün otobüs durağında ailenle beklerken tanımadığın biri gelip keşke ölsen dese ne yapardın diye sordum. Ailesi konusunda çok hassas olduğunu, tepki göstereceğini söyledi. Çünkü bana da ölmemi dileyen bir mesaj atmıştı. Hâlâ ölmemi istiyor musun dediğimde, o mesajı neyin üzerine attığını bile hatırlamadığını, şimdi ona yanlış ve mantıksız geldiğini söyledi. Benim için bu cevap yeterliydi. Gelip benimle konuştuğu için ona çok teşekkür ediyorum, kolay bir şey değildi.
Videoyu kapatmadan önce şunu söylemek istedim: birilerinden hoşlanmayabilirsiniz, bazı içerikler hoşunuza gitmeyebilir, bu çok normal. Ama birinin canını sıkmak için kötü bir yorum yazmak bugüne kadar aklımın ucundan bile geçmedi. Beğenmiyorsam geçerim, çok rahatsız ediyorsa engellerim. Kızıma aldığım Bay Kaba adlı çocuk kitabının ilk sayfasını da okudum; yeni tanıştığın birine burnunun büyük olduğunu söylememek gibi en temel nezaket kuralı orada bile yazıyor. Düşünebilirsiniz, ama söylemeyin.
Belki yorumlarımda o kadar çok hater görmüyorsunuz. Ama en çok nefret yorumu aldığım dönem hamile olduğum dokuz aydı; kilom, burnum, görünüşüm hakkında sayamayacağım kadar kötü yorum aldım. Yorumu size bırakıyorum. Umarım hepimiz için faydalı bir video olmuştur, yeni videolarda görüşmek üzere.
Videoyu izleHATER İLE YÜZLEŞTİMYouTube’da Merve Özkaynak kanalında ↗
Sık sorulanlar
Hater'ınla neden buluştun?
Hoşlanmadığın bir içerik gördüğünde ne yapıyorsun?
Son güncelleme: 5 Kasım 2026



