İçeriğe geç
  1. Ana sayfa
  2. Vlog
Vlog

Londra'da başıma neler geldi? İlk Londra vlogum

Uzun zamandır görmek istenen Londra'da iki otel, Gordon Ramsay'in Maze restoranı, Google ofisi, Notting Hill'in renkli evleri ve taksi beklerken yaşanan komik bir yanılgı.

Merve Özkaynak··3 dk okuma

Londra'da başıma neler geldi? İlk Londra vlogum

Herkese yeniden merhaba,

Bugüne kadar bir sürü Avrupa şehri gezdim ama herkesin “Londra'ya nasıl gitmedin, aşık olacaksın” dediği şehri bir türlü görememiştim. Sonunda gittim ve oldukça olaylı bir vlog çıktı. Videosunu izlemek için sizleri YouTube kanalıma bekliyorum 🙂

Sabah 05:40'ta Atatürk Havalimanı'ndaydım, henüz tam ayılamamıştım. Heathrow'a indikten sonra merkeze gitmek tahmin ettiğimden çok uzun sürdü, trafik de vardı. İstanbul'a hiç laf söylemeyin bence. İlk otelimiz Rosewood'du ve dışından bile çok beğendim. Küçük ama çok güzel bir odaydı, uzun zamandır yapmak istediğim oda turunu da sonunda yapabildim. Hava 14 dereceydi, rüzgarlı ve soğuktu.

Odadayken resepsiyon aradı ve beni görmek isteyen biri olduğunu söyledi. Ekipten biri sandım ama meğer bir takipçim işten çıkıp otele kadar gelmiş. Bir sene önce eşiyle Londra'ya taşınmış; bir dahaki gelişimde beni gezdirecek. Keşke daha uzun sohbet edebilseydik.

Londra'da en sevdiğim şeylerden biri insanların sokakta birbirine iltifat etmesi oldu. Yürürken biri kıyafetimi beğendiğini söyledi, beklerken başka bir kadın yaşlı bir kadının saç rengine iltifat etti. Geldiğim günden beri bu küçük tatlı iltifatları duyuyorum. Bu arada yurt dışında biraz savruk oluyorum, kameramı bindiğimiz aracın arka koltuğunda unuttum. Hemen aklıma geldi, geri aradık ve şoför sağ olsun getirdi. Akşam 21:00'de hava hâlâ aydınlıktı ve Tower Bridge gece de çok güzeldi.

Size bir itirafım var. Londra'da direksiyonun sağda olduğunu hepimiz biliyoruz ama insan alışamıyor. Taksi beklerken önümden geçen her taksiyi dolu sandım çünkü şoförü, yanında oturan bir müşteri gibi algılıyordum. 10 dakika bekledikten sonra idrak ettim ve gözümden yaş gelene kadar kendi kendime güldüm.

İkinci otelimiz merkezi bir yerdeki Marriott London oldu. Odanın balkonu vardı, dolap sandığım kapı da meğer odayla banyoyu birbirine bağlıyormuş. Bu otelde Hell's Kitchen'dan tanıdığımız Gordon Ramsay'in Maze restoranı var; gelmişken gitmeden olmazdı. Tabağımda tahin gördüm, onun tahini ne kadar sevdiğini zaten biliyordum. Sonra toplantım için Google ofisine geçtim. Terasındaki Londra manzarası şimdiye kadar gördüğüm en güzel manzaraydı. YouTube Space'teki Creator Store'dan da birkaç parça aldım.

Otele döndüğümde beni bir sürpriz bekliyordu: ruj, maskara, oje ve ayakkabı şeklinde çikolatalar, makaron tabağı ve bir not. Hiç beklemiyordum, müşterisine böyle değer veren otellere bayılıyorum.

Ertesi gün Notting Hill'deki rengarenk evleri görmeye gittim; bana hayalindeki evi çiz deseler herhalde böyle bir şey çizerdim. Orada Kanyon'dayken sürekli gittiğimiz ama Türkiye'den çekilen Gourmet Burger Kitchen'ı bulunca çok sevindim. Bazı eski sokak lambalarındaki Chanel logosunun hikayesini de anlattım: Coco Chanel'e aşık olan bir dükün evlilik teklifi reddedilince logoyu lambalara yaptırdığı anlatılıyor. Lüks markaların sıralandığı New Bond Street'ten yürüyüp Le Méridien'in kafesinde çok sevdiğiniz biriyle buluştum. O kadar dalmışız ki sohbete, kamera çekmeyi unuttum. Çıkarken kafamı arı mı soktu yoksa saç derime kramp mı girdi, hâlâ bilmiyorum.

Sonraki gün tüm dünyadan influencerların katıldığı bir etkinliğe tatlı bir otobüsle gittik. Etkinlikten sonra her yurt dışı seyahatimde yaptığım gibi kalan vaktimi vintage butiklerde geçirdim, ardından Hyde Park'ta biraz yürüdüm ve akşam yemeğiyle günü kapattık.

Londra'yı çok beğendim. Gezemediğim bir sürü yer kaldı, bu da bir dahaki sefere gelmek için iyi bir bahane oldu. Mutlaka yağmur yağar diye hazırlıklı gitmiştim ama bir damla bile görmedik. Fiyatlar, ulaşım, yeme içme ve konaklama hakkında sorularınız varsa yorumlarda sorabilirsiniz. Umarım keyifle izlersiniz. Yeni videolarda görüşmek üzere 🙂

Videoyu izleLondra'da Başıma Neler Geldi?YouTube’da Merve Özkaynak kanalında ↗
Paylaş

Sık sorulanlar

Heathrow Havalimanı Londra merkezine yakın mı?
Bana hiç yakın gelmedi. Trafik de olunca merkeze gitmek tahmin ettiğimden çok uzun sürdü.
Londra'daki sokak lambalarında neden Chanel logosu var?
Anlatılan hikayeye göre Coco Chanel'e aşık olan bir dük, evlilik teklifi reddedilince bazı sokak lambalarına onun logosunu yaptırmış. Bu logoları eski lambalarda görebilirsiniz.
Notting Hill'deki renkli evler nerede?
Londra'nın Notting Hill semtinde. Biz metroyla gittik.

Son güncelleme: 5 Kasım 2026