Kendimle baş başa: Balkaya Çiftliği'nde iki gün, filtreler ve gerçekler
Kırklareli Vize'deki Balkaya Çiftliği'nde tek başıma geçen iki gün: ATV, gün batımı, göl ve başarısızlıklar, sosyal medya filtreleri ve hayatımdan bir şeyi çıkarmak üzerine sohbetler.
Merve Özkaynak··3 dk okuma

Herkese yeniden merhaba,
Kendimle baş başa serisinin son videosunun üzerinden tam bir yıl geçmiş. Bu sefer hayatımda ilk kez tek başıma kendi arabamla şehirler arası yol yaptım ve 143 kilometre sonra Kırklareli Vize'deki Balkaya Çiftliği'nde iki gün geçirdim. Uzun zamandır konuşmak istediğim konuları da sizinle paylaştım. Videosunu izlemek için sizleri YouTube kanalıma bekliyorum 🙂
Çiftliğe varır varmaz sizi dereye götürdüm, ayaklarımı suya sokarak konuştum. En büyük hayalim böyle bir yerde küçük bir arsada minicik bir tiny house'um olması; önce hafta sonları, kızım büyüdükçe daha sık, o üniversiteye gidince belki tamamen buraya taşınmak. Çiftlikte de çok şey değişmiş: lavanta topladığımız tarlada artık kavun, karpuz ve gelincikler var, bir de havuz yapılıyor.
Gün batımı için hayatımda ilk kez ATV'ye bindim, üstüne kullandım da. Önceki Balkaya vlogunda yürüyerek çıktığımız kaleye bu kez ATV ile gittik. Define arayanların kazdığı yerde kırık bir küp ve harcın içine gömülmüş, kim bilir kaç yüzyıllık bir şeftali çekirdeği gördük. Akşam ateş başında oturduk, yemekte hamburger vardı.
Ateşin başında, bir soru-cevapta hayatımın başarısızlıklarla dolu olduğunu söylememe hayal kırıklığına uğradığını yazan bir mesajı konuştum. Bence olumsuz duyguları ve başarısızlıkları kendimize yakıştıramıyoruz. Ben sinirleniyorum, kin de tutuyorum; bunlar da sevmek gibi birer duygu. Başarısızlıklarımı seviyorum çünkü beni ben yapan onlar. Hiçbir zaman mükemmel kadın, mükemmel anne ya da mükemmel YouTuber imajı çizmek istemedim.
Bir diğer mesaj da gözeneklerimin göründüğü bir fotoğraf içindi: keşke koymasaydın ya da Photoshop yapsaydın. Bir yandan filtrelerden şikayet edip bir yandan filtresiz fotoğraf paylaşana bunu söylemek bence büyük bir çelişki. Ben de bu mükemmeliyetçilikten etkilendim; sonra o kafesi kimsenin değil, kendimin ördüğünü fark ettim ve içinde kalmanın anlamı olmadığına karar verdim.
Ertesi sabah hamakta ormana bakarak uyandım, kahvaltıda dereotlu ve çeçil peynirli börek vardı. Vize'nin merkezinde bir butikten iki keten pantolon, iki elbise ve bir tişört aldım; elbiselerden birini taba bir kemer ve deri sandaletle hayal ettim. Sonra geçen sefer indiğimiz sarp yoldan tekrar göle indik. Bu kez biraz yosunlanmıştı, kurbağa yavruları arasında yüzdük, küçük bir şelale bulduk ve ağzında solucanla bir yengeç izledik.
Dönmeden yürürken son bir konuyu açtım. Kahveyi bir anda bıraktığıma çok şaşıranlar olmuş. Bana iyi gelmediğinden emin olduğum bir şeyi, ister bir besin ister toksik bir insan olsun, hayatımdan çıkarmak artık saniyeler alıyor; bunu 30'lu yaşlarımda öğrendim. Canım isterse ya da birine eşlik etmek için bir fincan içerim ama bir şeye bağımlı yaşamak özgürleşmemi engelliyor. Bu tarz şeylerin size pranga olmasına izin vermeyin.
Burası benim için huzur bulduğum tek yer diyebilirim; kendimi ailenin bir parçası gibi hissediyorum. Kızımı okul çıkışında yakalamak için reçelimi alıp yola çıktım, havuz bitince onu da getireceğim. Bu konulardaki düşüncelerinizi yorumlarda çok merak ediyorum. Yeni kendimle baş başa videolarında görüşmek üzere 🙂
Videoyu izleFİLTRELER VE GERÇEKLER🤳🏼KENDİMLE BAŞ BAŞAYIM!🌳🚗YouTube’da Merve Özkaynak kanalında ↗
Sık sorulanlar
Balkaya Çiftliği nerede?
Balkaya Çiftliği'nde neler yapılabilir?
Son güncelleme: 5 Kasım 2026



