Hepimize ilham vermesi için dünyayı değiştiren cesur kadınların hikayelerini bir kez daha hatırladığımız bir video hazırlamayı uzun zamandır istiyordum. Kadınlar günü de buna vesile oldu, Tüm kadınların hakettiği gibi, içinden geldiği gibi yaşadığı bir dünya diliyorum. Hepimizin Kadınlar Günü kutlu olsun. Dünyayı Değiştiren Kadınlar videomu umarım keyifle izlersiniz.

Dünyayı değiştirmek önce kendi dünyamızı değiştirmekle başlar. Ben tüm kadınların önce kendi dünyalarını sonra da tüm dünyayı değiştirebilecek güce sahip olduğuna inanıyorum. Tarih boyunca ilklere imza atmış güçlü kadınların ilham veren hayat hikayelerine yakından bakalım.

Florence Nightingale

Florence Nightingale Kırım Savaşı sırasında eğitim alan hemşirelerin yöneticisi olarak öne çıkmış, savaşta yaralanan askerlerin tedavilerinde büyük rol oynamıştır. Özellikle gece gündüz demeden yaralı askerlere baktığı için kendisine askerler tarafından “Lambalı Kadın” lakabı verişmiştir . O dönemdeki özverili çalışmaları ve öncülüğü sayesinde günümüz modern hemşireliğinin temellerini atmıştır.

Hem tıp hem de insani anlamdaki başarılarından dolayı 1907’de kendisinin anısına Florence Nightingale madalyası hazırlamaya karar verilmiştir. Bu madalya hemşirelere verilen en yüksek uluslararası ödüldür.

Anne Frank

Belki de en acıklı hikaye Anne Frank’a ait. Anne 1933 yılında Polonya’dan Hollanda’ya göç etmek zorunda kalan bir ailenin küçük kızıdır. Henüz 13 yaşındayken Yahudilere yapılan zulüm yüzünden Amsterdam’a göç ederler ve burada da durum pek farklı değildir. Hitler’in Hollanda’ya gelmesiyle burada da aynı zorluklar ve zulüm devam eder. İnsanların çoğu hayatını kaybeder ya da toplama kamplarına gönderilirken Anne ve beraberindeki aile üyeleri Prinsengracht’taki bir ofis binasının gizli bir bölümünde saklanarak hayatta kalmayı başarırlar. Anne burada bir günlük tutmaya başlar, yaşadıkları hapis hayatını ve devamında saklandıkları yerin ihbar edilmesi sonucu toplama kamplarına gönderilirler. Anne burada da günlük tutmaya devam eder ve kamplarda yaşananları günlüğüne not eder. Anne ve babası hariç tüm aile üyeleri gönderildikleri farklı kamplarda hayatlarını kaybederler. Hayatta kalan tek aile ferdi olan babası Anne’nin günlüğüne ulaşır ve günlüğü basılı hale getirmeye karar verir. Anne’nin günlüğü sayesinde insanlar kamplarda yaşananları, çekilen acıları birinci ağızdan öğrenmiş olur. Anne Frank soykırımın sembol isimlerinden biri haline gelmiştir.

Billie Jean King

Tarihin en önemli kadın atletlerinden biri olan Billie Jean King, kadın sporcuların eşit haklarda yarışabilmesi için mücadeleler verdi. O dönem erkek tenisçilerin kadınlardan daha fazla para ödülü alması gerektiğinin savunulması ve kadın sporcuların ev işleri ya da alışveriş gibi işlerle ilgilenip spor gibi zor işlerle kendilerini yormaması gerektiği minvalindeki cinsiyetçi söylemler Billie Jean’i harekete geçirir ve yalnızca kadın tenisçilerin yer aldığı bir tenis turnuvası düzenlenmesine ön ayak olur. Sporun ‘’erkek işi’’ olduğunu savunanlara bir yanıt niteliğindeki bu hareketle kadın sporcular dikkatleri üzerlerine çekmeyi başarırlar. Daha sonra cinsiyetçi görüşün savunucularından dönemin ünlü tenisçilerinden Bobby Riggs, Billie Jean’i ve başlattığı hareketi aşağılamak için kendisini bir düelloya davet eder. Müsabakada Billie Jean Bobby Riggs’i hiç set vermeden yenmeyi başarır ve tüm dünyaya kadının gücünü göstermiş olur.

Bu devrim niteliğindeki hareketi başlatan Billi Jean King sayesinde kadın sporcuların maruz kaldığı adaletsizliğe dikkat çekilmiş ve erkeklerle daha eşit şartlarda yarışabilmelerine ön ayak olmuştur. Erkek sporcuların kadınlardan daha fazla para kazandığı dönemde eşitlik için bir hareket başlattı ve sadece kadın tenisçilerin oynadığı bir tenis turnuvası düzenlenmesi için kadın sporcuların örgütlenmesinde büyük rol oynadı. Yirmisi Wimbledon`dan olmak üzere 67 madalya kazandı

Sabiha Gökçen

Ülkemizin gururu: Sabiha Gökçen. Biz onu Atatürk’ün manevi kızı ve dünyanın ilk kadın savaş uçağı pilotu olarak biliyoruz. 1913 yılında Bursa’da doğan Sabiha Gökçen annesi ve babasını erken yaşta kaybetmesiyle Mustafa Kemal Atatürk tarafından evlat edinilir.

İstanbul Üsküdar Kız Koleji’nde eğitim gören Gökçen, uçaklara duyduğu büyük ilgi sonucu 1935 yılında Atatürk’ün yanında katıldığı Türkkuşu’nun açılış töreninde gösteriden çok etkilenir ve uçaklara duyduğu ilgiden Atatürk’e bahseder. O’nun da desteğini alarak Türk Kuşu Sivil Havacılık Okulu’na girer ve 7 erkek öğrenciyle birlikte eğitimini tamalamak üzere Kırım’a gönderilir.  Burada yüksek planörcülük eğitimini tamamlayan Gökçen, 1936’da Eskişehir Askeri Hava Okulu’nda eğitim almaya başlar. Eğitimini tamamaldıktan sonra 25 Şubat 1936’da ilk kez motorlu uçakla uçmaya başlar. Dünyanın ilk kadın savaş pilotu unvanını alır.

Gökçen 1937’de Hatay meselesinde de büyük rol oynamıştır. Fransa’nın Hatay’ı Suriye’ye devretme kararı sonrası Atatürk’ün emriyle Sabiha Gökçen üniformasını giyer ve Fransız Büyükelçisinin önünde göz dağı vermek için ateş açarak Hatay’ın Türkiye’ye katılması için gerekirse savaşırız mesajı verir. Atatürk’ün bu planı işe yarar ve Gökçen’in büyük katkısıyla Hatay Türkiye topraklarına katılır.

1938’de 5 gün süreyle Balkan turu yapan Gökçen’ün ünü dünyaya yayılmış ve “Göklerin kızı” ismiyle anılmaya başlanır. Sabiha Gökçen bir kadının istedikten sonra neler başarabileceğinin en güzel örneklerinden biri.

Coco Chanel

Benim de bir dönem çalışanı olduğum dünyaca ünlü moda devi Chanel moda evinin kurucusu, benim de hayatının ayrıntılardan ilham aldığım Gabrielle Bonheur Chanel yani bildiğimiz ismiyle Coco Chanel 1883 yılında Fransa’da doğmuştur. Küçük yaşta annesini kaybetmiş ve babası tarafından gönderildiği yetimhanede büyümüş. Notre Dame Manastırı’nda kumaşlarla çalışmaya başlayan Chanel, daha küçük yaşlarında hayattan ne istediğini bilen, kararlı ve boyun eğmez bir çocukmuş.

18 yaşında yetimhaneden ayrılıp gündüzleri terzilik, akşamları da kabarelerde şarkı söyleyerek hayatını kazanmaya başlayan Gabrielle, şarkı söylerken kendisine “Coco” diye tezahürat yapıldığı için Coco Chanel olarak anılmaya başlanmış.

Kadınların erkeklerin gölgesinde kalmaya itildiği dönemlerde Coco buna boyun eğmemiş ve ilk tasarımı olan şapkalarını tasarlayarak 1910 yılında 21 tane şapka dükkanına sahip bir iş kadını haline gelmiştir. Kendine güvenen ve kararlı kişiliğiyleCoco Chanel hayatımıza birçok yeniliği sokan bir kadın olmasıyla da her zaman moda dünyasının ilgisini çekmeyi başarmıştır. Kadınların sadece etek giydiği o yıllarda ilk kez kadınlar için pantolon tasarlayan ve giyen kadın olmuş, siyah elbise kavramını hayatımıza sokmuştur.

Chanel, Time’ın hazırladığı “Yüzyılın En Önemli 100 Kişisi” listesine girebilen tek modacı olmuştur. Bu anlamda da Coco Chanel sıfırdan başlayarak başarılar kazanmasıyla tüm kadınlara ve bana örnek olan lider bir modacı.

Benazir Bhutto

Devlet başkanı olan babasının idamından sonra yıllarca sürgünde yaşamasına rağmen yılmayan bir başka güçlü kadın Benazir Bhutto.
Sürgüne gönderilmiş olmasına ve yüzleştiği zorluklara rağmen dünyanın en pretsijli okullarında eğitimini tamamlayan Benazir Bhutto Oxford Üniversitesinde hukuk eğitim gördükten sonra 1973 yılında Harvard Üniversitesi’nde lisans eğitimini tamamlar. 1977 yılında ise Oxford Üniversitesi’de Uluslararası Hukuk ve Diplomasi dallarında yüksek lisans eğitimi görür.

Politikaya girişi ise babasının kurduğu muhalefet partisi olan Pakistan Halk Partisi’nin liderliğini devralmasıyla başlamıştır. Benazir Bhutto ülkesine geri dönerek seçimleri kazanmış ve Müslüman bir ülkenin ilk kadın başbakanı olarak, Pakistan`ın diktatörlükten demokrasiye geçişini sağlamıştır. Kadınların siyaset alanında da ne kadar başarılı olabileceğini kanıtlamıştır.

 

Marie Curie

Her alanda olduğu gibi bilim alanında da başarılara imza atan kadınlardan yalnızca bir tanesi olan: Marie Curie. Radyoaktivite üzerine yaptığı çalışmalarla iki kez Nobel Ödülü kazanmıştır.   Uranyumla yaptığı deneyler sonucu radyoaktiviteyi keşfetmiş ve Radyoloji biliminin kurucusu olmuştur. 1903 Nobel Fizik ödülü, 1911 Nobel Kimya ödülü sahibi ve Toryumun radyoaktif özelliğini bularak Radyum elementini ayrıştırmayı başaran Curie, çalışmalarıyla dünyada bir çığır açmıştır Nobel Ödülü’nü alan ilk kadın, bu ödülü iki kere alan ilk bilim insanı olmuştur.

Bu listede yer almayı hak eden daha onlarca hatta yüzlerce kadın var. Tarih kadınlar tarafından yazılmış başarı öyküleriyle dolu. Bunlardan bazıları:

Helen Keller görme, işitme ve konuşma yetisini çocukken yitirmiş ve tüm hayatını kendi gibi engelli çocuklara adayan bir pedagog.

Malala Yousafzai Taliban yönetimi altındaki Pakistan’da kız çocuklarının okula gitmesini izin verilmezken bir hareket başlatmış genç yaştaki eğitim aktivisti. Kendi canı pahasına kız çocuklarının eğitim hakkını savunmuş ve dünyanın ilgisini çekmeyi başarmıştır. Kazandığı Nobel Barış Ödülü sayesinde gelen milyon dolarlık ödülü de yine Pakistan’daki kız çocuklarının eğitimi için bağışlamıştır.

Yaşadıkları dönem, içindeki bulundukları durum, hayatlarındaki olumsuzlukları bir kenara atıp sadece hedeflerine odaklanan Coco Chanel, Sabiha Gökçen, Anne Frank ve diğerleri umarım sizin de hayatınıza dokunur.