Yaklaşık 4-5 haftadır Amsterdamdaydım. En sevdiğim şehirlerden olan Amsterdam’da daha önceki gelişlerimde ve bu seyahatimde keşfettiğim turistik yerleri, şehrin tarihini, buradaki yaşamı ve ben burada neler yaptım hepsini anlattım!

Hollandalılar zamanla yaşayacak yerleşim yerleri kalmayınca bataklıkları kurutarak bu şehri inşa etmişler. Dolayısıyla bu kanallar da zamanla şehrin simgesi haline gelmiş. Durum böyle olunca Amsterdam’a geldiğinizde yapılacak turistik aktiviteler listesinin başında da kanal turu geliyor. Gece ya da gündüz yapabileceğiniz kanal turlarında şehri su üzerinden görme fırsatınız oluyor.

Kanal turu yaparken göreceğiniz bölgeler arasında benim favorim Seven Bridges. Kanal üzerindeki 7 köprüyü de aynı hizada görebildiğiniz ve Amsterdam’da özellikle turistlerin Instagram fotoğraflarının birçoğunun arka planı da bu burası.

Eğer kanallar olmasaydı şehrin simgesi muhakkak ki bisikletler olurdu. Bisiklet bu şehirde yaşayan insanların olmazsa olmazı. Şehir içinde temel ulaşım aracı bisikletler. Çok büyük bir şehir olmadığı için de insanlar okula, işe, markete bisikletleriyle gidiyorlar. Ben de burada kaldığım süre boyunca satın aldığım 30 yıllık ikinci el bir bisikleti kullandım.

Seyahate ailece çıktığımızdan gündüzler Melisa’yla çocuk oyun parklarında ve Amsterdam’ın meşhur, yemyeşil tabiat parklarında geçti. Fırsat bulduğumuz bir akşam da en sevdiğimiz restoran olan ve etleriyle meşhur Mr. Porter adlı restorana gittik. Özellikle et sevenler ve sevdikleriyle özel bir akşam yemeği yemek niyetinde olanlar için Amsterdam’da gitmenizi önerebileceğim bir mekan.

Vakit geçirmekten inanılmaz keyif aldığım ve huzur dolduğum yemyeşil parklardan favorilerim arasında ilk sırada Amsterdam Park yer alıyor. Central Park’ın tam 3 katı büyüklükte ve yapay bir orman. İnsanlar burada bisiklet sürüp, futbol sahalarında çocuklarıyla oynuyorlar, içindeki hayvan çiftliği ise özellikle çocuklar için çok güzel vakit geçirebilecekleri bir alan.

Avrupanın en büyük bit pazarı da Amsterdam’da bulunuyor. Eski bir tersanenin bulunduğu çok büyük bir alan üzerinde ve ayda 2 gün kuruluyor. Vintage kıyafetler, aksesuarlar, ev dekorasyonu için eski objeler… Yok yok!

Vee tüm seyahatin en iple çektiğimiz günü Melisa’mın 2 yaşına girdiği 13 Temmuz günü. Ablam, yeğenim, İstanbul’dan gelen annem, tüm aile keyifli bir gün geçirdik ve Melisa’nın 2. yaşını kutladık.

Seyahatin her günün vloglamaktansa beli başlı noklarını paylaşmak istedim. Umarım gelecekte bir yurtdışı seyahat planı olanlara fikir vermiş, Amsterdam’a gitmeyi düşünenlerinize de kısa gezi notları aktarabilmişimdir!

Giydiklerim:

Kanallar:
Ceket: Arzu Sabancı for Koton mevy.co/2veEv3r
Çizgili t-shirt: Koton
Jean: Levi’s
Ayakkabı: Nike Cortez mevy.co/2sxcMfF

Akşam Yemeği:
Elbise: Arzu Sabancı For Koton mevy.co/2s6iwKN

Orman:
Gri Hırka: Nike
Siyah Tayt: Nike Legendary mevy.co/2re2ugM
Ayakkabı: Nike Huarache mevy.co/2s32lfr

Bit Pazarı:
Yağmurluk: Adidas
Tayt: Anais Margaux http://mevy.co/2tmq1RE

Melisa’nın doğumgünü:
Elbise: H&M
Beyaz denim ceket: Mudo
Sandalet: Vintage Chanel